23/4/2008 ·
heygirl röportajı manyak herkez okusun!
Hepsi, şimdi okullu olsa, sınıfları doldursa, sevinçle kazık sorularımızı yanıtlasa, hepimiz neşe dolsak, tam süper olurdu:) Kopya çekmek yok bu arada!
| |
| |
|
Tarih
* Geçmişte, hangi dönemde, ne olarak yaşamak isterdiniz?
EREN: İki dönemde yaşamak isterdim; birincisi Kızılderililerin zamanında, onlardan biri olarak, ikincisi de Amerika'da müzikallerin başladığı dönemde, o müzikallerin başrol oyuncusu olarak.
YASEMİN: İspanyol olmak isterdim ve bir çingene olurdum.
CEMRE: Mısır'da firavun olmak isterdim.
GÜLÇİN: 1.600'lü yıllarda Fransa'da yaşamak isterdim, sırf o giysileri giymek için:)
* Aşkınızın son kullanma tarihi ne zamandır?
EREN: Saygının bittiği andır.
YASEMİN: O tarihi kendi belirler hal ve tavırlarıyla.
CEMRE: Öyle bir kullanma tarihi yok!
GÜLÇİN: Aşk bir konserve olsaydı, üstünde son kullanma tarihi yazsaydı yine de alır mıydım acaba? İnanmak istediklerimizdir bizi aşka sürükleyenler.
Bir gün inançlarımıza küsüp sadece bir bağımlılıkla baş başa kalmışsak, son tarihine daha da yaklaşmadan, hem yüzümüzü hem tadımızı ekşitmeden ipi kesmek gerekir.
* Kraliçe, prenses, büyücü, savaşçı. Hanginiz hangisi olurdunuz? Neden?
EREN: Kraliçe olmak istiyorum. İnsan kendini kraliçe olarak düşününce bayağı bir iyi hissediyor. :)
YASEMİN: Bence savaşçı Cemre, prenses Gülçin, Kraliçe Eren, büyücü de ben olurdum.
CEMRE: Tabii ki Kraliçe olmak isterdim...
GÜLÇİN: Büyücü. Spritüel, mistik şeylere, parapsikolojiye çok meraklıyım. Normalde insanların bilmeden saçmalık diyebileceği şeylere ilgim var ve üzerinde "voodo love bag" yazan bir çantam var. "Kalpsizsin" klibinde biz gerçekten kendi çapımızda voodoo da yaptık. "Smallville" dizisini çok severim orda cadı oldukları bölümü defalarca izledim. Cadı ayakkabılarını da çok seviyorum.
Coğrafya
* Evden uzakta olunca en çok neyi özlüyorsunuz?
EREN: Yatağımı, anne, baba ve kardeşimi.
YASEMİN: Annemi, anneannemi ve sevgilimi.
CEMRE: Yatağımı.
GÜLÇİN: internet keyfim diyelim, bitki çaylarım, kekim ve yanımda kedim. (Pamuk anne şefkati)
* Bir ülke hayal edin ve bu ülkeye bir isim bulun? (Sizin ütopyanız olsun)
EREN: Kesinlikle son model arabaların ve mimarilerin olmadığı, ultra teknolojik olmayan, çoook miktarda yeşil alanı ve her yerde gölleri olan (benim evim direk göle bakan bir yerde olmalı), herkesin kendi mesleğini yaptığı ve yaptıkları işlerde başarılı olan insanların bulunduğu bir yer hayal ediyorum. Ayrıca insanlar paylaşmayı bilmeli. Mesela; iyi sanatçıların eserlerini sergilemesi, iyi yemek yapanların özel toplu ziyafetler sunması gibi. Siyah giymeyenlerin olduğu, yalnızca müzik ve doğa sesinin duyulduğu bir yer. Bu yerin adını da "Yesolando" koyardım.
YASEMİN: Para yerine şeker geçseydi böylece yağmacılık ve hırsızlık olmazdı ama tabi parayı nasıl kazanıyorsak, şekerleri de çalışarak kazanacaktık. Hava hep sıcak olmalıydı ama yağmur yağmalı ki su kazanalım. Her yer yeşillik içinde olmalı ki hep temiz havaya sahip olalım.
GÜLÇİN: Herkes gerçek, yalın olsun. Değişimin farkında olan ve bütünlüğün tadını çıkaranlar yaşasın bu ülkede. İnsanlar art niyet nedir bilemesin, doğaya kendilerini emanet etsinler. Trafik hiç olmasın ama yine sevgi dolu çok sayıda insan olsun. E bu duruma uygun düşen bir ismi de olsun ülkemizin: "SALT "
Matematik
* İçinizde en pinti olan kim?
EREN: Bence Gülçin J
YASEMİN: Pinti değil de çok tutucu olan Gülçin'dir.
CEMRE: Gülçinnnnnn.
GÜLÇİN: Bence Yasemin ama diğerlerine sorarsanız, gördüğünüz gibi benim. Para biriktirip ev almak gibi bir planım var, o yüzden olabildiğince gereksizce harcamıyorum hemen bankaya yatırıyorum paramı. Dayanamadığım çok oluyor, baya harcıyorum ama Yasemin hiç harcamıyor. O yüzden, o pintilikte daha başarılı bence.
* Kendinizde sevdiğiniz üç özelliği sayın
EREN: Sağlıklı beslenmek, kendi başıma kalınca sıkılmadan vakit geçirebilmek, üçüncüyü bilmiyorum:)
YASEMİN: Sözümü tutarım, cimri değilimdir, eşyalarıma özen gösteririm:)
CEMRE: Huysuzum, çok titizim, kin tutamam.
GÜLÇİN: Akrep kadını olmam, gülmek için büyük nedenler aramamam, ne istediğimi bilmem. (Bilmediğimde aramam gerektiğinin farkında olmam)
Edebiyat
* Bize birer tane bir paragraflık minik şiir yazar mısınız?
EREN: (hayatımın ilk şiiri)
Geldim, güzeldi her şey
Renkliydi her taraf
Yaptım mı bir şeyler
Ya da var mıymış zaten bir şeyler
Giderken yaptım asıl her şeyi
İşte oldu dediler, o bütün deliler:)
YASEMİN: Gülçin yazsın.
GÜLÇİN: Kuru lokmalara küçükse bedenin
Acıtır, canı boğazından geçeni
Nedeni çoktur doymayan nefsin
Hesapta büyümektir keskin
Eli açıktır müptelalık damlatırken şevkin
Okunur gözleri felfecri geri alırken zevkin
Bu şiiri 31 Ocak 2007'de yazdım, ben zaten yazıyorum bir şeyler. İnşallah bir gün albümde de sözlerim olur.
CEMRE: Asla yazamam.
* Hayatınızı kaleme alsanız, bu kitabın ismi ne olurdu?
EREN: "Beni Yeşil Yapın"
YASEMİN: "Tatlı ve Acı"
CEMRE: "HEPSİ Deli"
GÜLÇİN: "Camdaki Biz"
Kimya
* Aşkın kimyasını anlatır mısınız?
EREN: Bence gözlerde başlayıp ellere ve ayaklara geçen bir duygu. Sonra beyin yardımıyla ellerin ve ayakların kontrolü ele geçirilir. Tabi ki bu sırada karındaki pervanenin pili hiç bitmez.
YASEMİN: Önce çok tatlı gelir, sonra yavaş yavaş ekşimeye başlar, zaman zaman Meksika biberine dönüşür, zaman zaman da çikolatalı kek gibidir.
CEMRE: Bu işin kimyageri değilim ki!
GÜLÇİN: Bir tutam pembe boya, 1 prenses öpücüğü ve 1 kurbağa. Yeterince kirletilmemiş berraklık için ve fıkır fıkır kaynamak için maden suyu, ateş, barut, kapalı küçük kutular. Hepsini cadı kazanında karıştır, patlayana kadar çıkan dumanı sis niyetine kullan ki aşk olsun.
* Hepsi bir koku olsaydı, nasıl kokardı?
EREN: Her tende farklı sonuç veren bir koku olurdu. Birinde daha tatlı dururken, birinde daha baharat kokardı. Ya da birinde daha fresh kokarken birinde daha ağır bir parfüm olurdu.
YASEMİN: Şekerli bir koku olurduk herhalde.
CEMRE: Kesinlikle temiz ve fresh.
GÜLÇİN: 4 çiçek kokusu ve elma şekeri. Karıştırın.
Fizik
* Dış görünüş sizce ne kadar önemli?
EREN: Kızlar benimle çok fazla dalga geçerdi eskiden, kimseyi beğenmiyorum diye. Ama sanırım hala aynı şey geçerli. Dış görünüş ilk noktada önemli olup sonra önemini kaybediyor. İçerden de güzellik çıkmıyorsa, daha başlamadan biter.
YASEMİN: Çok değil.
CEMRE: Geçici bir süre için önemli.
GÜLÇİN: Atıp tutmak kolay sipariş verirmiş gibi. Gönül aka da konar… konar işte! Burada mesele şudur; ihtiyacınız çapkın ve yakışıklılığının farkında olan bir erkek mi, yoksa alçakgönüllü, dış görünüşünü kullanmayan bir erkek mi? Tabii koskoca erkekleri 2 gruba ayırmıyoruz, her şey siyah ya da beyaz değil başka çeşitlemelerle dolu erkekler.
* Dünyanın en güzel fiziğine sahip olan erkek sizce kim?
EREN: Herkesin güzellik anlayışı biraz farklıdır. Beni güzel taraflarının haricinde çeken şeyler aslında yan özellikler oluyor. Bu yüzden sayacağım kişiler çok yakışıklı değil ama ben seviyorum; Justin Timberlake, Johnny Depp, Ashton Kutcher, Josh Hartnett, Colin Farrell.
YASEMİN: Brad Pitt
CEMRE: Brad Pitt
GÜLÇİN: Brad Pitt mi acaba?
Biyoloji
* Bir çiçek olsanız ne olurdunuz?
EREN: Çimenlerin üzerinde bir papatya.
YASEMİN: Tabiî ki Yasemin.
CEMRE: Orkide.
GÜLÇİN: Gelincik. Kırılgan, narin, kadınsı, kırmızı, rüzgarla organik bir şekilde dans eder. Küçükken hep yaprakları kopardı, toplayınca üzülürdüm. En güzel çiçek bu ama çok dayanıksız:)
* Bir sonraki hayatınızda bir hayvan olsanız, hangi hayvan olmak isterdiniz? Neden?
EREN: Kaplan olmak istedim. Onların süper anatomik yapılarında bir bedene sahip olmak bence inanılmaz bir şey. Ama sürekli parçalayıp haşince yeme durumunu şu an için bilemiyorum:)
YASEMİN: Köpek olmak isterdim; Golden. Sevimli ve akıllı olurdum heheh
CEMRE: Yunus… Çok seviyorum da ondan.
GÜLÇİN: Kedilere aşırı sevgi duyuyorum, ben de kedi gibiyimdir zaten.
Müzik
* Bu notaları birer sözcük haline getirir misiniz?
EREN: Do... domates
Re...rejim
Mi...mikado
Fa...falım
Sol...lama
La...fonten
Si...fon
YASEMİN: Do... ilk adım
Re... aşırıya yükseliş
Mi... 3. bir şans
Fa... yavaş yavaş oluyor
Sol... yakalamak üzere
La... telefon sesi he he
Si... zorlar
CEMRE: Doğruluk
Re... zillik
Mi... stik
Fa... natik
Sol... ak
La... f
Si... vilce
GÜLÇİN: Do... mino
Re... klam
Mi... nor
Fa... l
Sol... ak
La... le
Si... hir
Ritm olarak yazamasam da bir de uyduruktan bir beste yapayım, ritimlerini siz uydurun: "do mi sol mi re fa si re do la do" he he he
* Hangi müzisyenin ruhunu çağırmak isterdiniz ve ona ne sorardınız?
EREN: Onno Tunç'u çağırıp ona birkaç neslin ağzından düşmeyen onca parçayı nasıl yaptığını ve "tamamdır, oldu bu parça" dediği anın ne zaman olduğunu? sorardım.
YASEMİN: Madonna. Nasıl bu kadar parlak fikirler üretebildiğini sorardım.
CEMRE: Beethoven'ı çağırmak isterdim. Soracak bir şey yok, takdir ederdim.
GÜLÇİN: Ludvig Van Beethoven. "Sağır olup da notaları kafadan duyup beste yapmak nasıl bir şey?" derdim ama o duymazdı tabii. Yine de o hissi merak ediyorum. Ben yapamazdım, zaten ben dahi değilim:)
Resim
* Hoşlandığın yakışıklı tipinin resmini çizer misiniz?
EREN: Buğday ya da esmer tenli, kumral saçlı, atletik vücutlu, güler yüzlü, sevimli.
CEMRE: Buraya mı:)
GÜLÇİN: Geniş omuzlu, boyuma yakın, beyaz tenli. (Solaryumu abartıp kara marsık gibi gezmesin kimse. Zaten çok zararlı ve çirkinleşiyorlar:)
* Size şu anda bir resim çizin desek ilk çizeceğiniz üç şey ne olur?
EREN: Boyaları elime aldığım anda saçma çizgilerden oluşan bir şey çizerim öncelikle. Sonra muhtemelen yamuk bir kadın portresi çizerim. Yamuk çünkü "düz çizgi çek" deseniz çekemem. Son olarak da kalabalık bir resim çizerim.
YASEMİN: Aklıma sadece küçük bir çiftlik geliyor.
CEMRE: Çöp Adam, çöp adam, çöp adaaaammmm
GÜLÇİN: Üçgen, gözlüklü smiley, çiçek
Beden Eğitimi
* Dördünüz "buzda dans" yarışmasına katılsanız, hanginiz kazanır?
EREN: Bilmiyorum, hiç belli olmaz ama Gülçin'in kazanmayacağı kesin:))
YASEMİN: Hepimiz çünkü grup olarak katılırdık.
CEMRE: Dördümüz kazanırız.
GÜLÇİN: Biz grup olarak yarışırız, siz ne sandınız? Bu goncanın yaprakları koparılmaz ve tabii ki biz kazanırız çünkü bale ve modern dans akademik eğitimimiz var. Adil bir yarış olmaz.
* Sizce ideal kadın vücudu nasıl olmalı?
EREN: Sıska olmamalı, kemikler çok fazla ortada olmamalı, sportif bir yapıda olup sıkı görünmeli, kaslar biraz belli olmalı, eller ve ayaklar da çok kemikli ve büyük olmamalı, vücut her zaman dik pozisyonda olup boyun uzun tutulmalı, kambur durmamalı.
YASEMİN: Deniz Akkaya gibi ama belki biraz daha kısa olabilir.
CEMRE: Adriana Lima gibi olmalı.
GÜLÇİN: İnce belli (çay bardağı gibi). Türk kadını, işte. İnce bilekler, çıkık kemikli omuz kavşağı, küçük ayaklar ve eller, uzun boyun.
süper demi...
Yorum (yok)
Yorum yaz!
20/4/2008 ·
E:EREN
Y:YASEMİN
C:CEMRE
G:GÜLÇİN
Hepsi Grubunun patlamasının nedeni ne sizce?
E : Herkeste farklı kokmamızı sağlayan parfüm karışımı sonucunda bir patlama yaşandı bence Y : Toplama bir grup olmadığımız ve çok sıkı dost olduğumuz içindir herhaldeC : Çok çalışkan ve farklı olduğumuz için.G : Bir ilk olmam ız dans etmemiz Türkiye’ye bu anlamda büyük katkımız oldu, herkez bizden sonra dans eder oldu , vokal grubu olmamız , çok sesli şarkı söylememiz, değişik şarkılarımızın olması, iyi klipler ve iyi işler yapmak için uğraş vermemiz…
Dördünüzün kimyası uyuyor. Sizce sebepleri neler?
E : çok eski arkadaş olmamızın verdiği, birbirimizi çok iyi tanıma avantajımız var. birbirimizle ilgili çoğu şeyi biliyoruz.Y : Beraber büyüdüğümüz için bence.C : bir tastıkta kocuyoruz. sonuç olarak aynı hayatı paylaşıyoruz.G : Bu bir mucize değil. olgunuz bir şekilde olduruyoruz ve uyduruyoruz. yıllardır beraberiz, stratejiler geliştirdik.
Aşkın formülü sizce nedir?
E : gözlerden ve bedenden çıkan o acaip şeyin (neyse artık o) yakalanıp , tutulup kitlendiği yerY : nabza göre şerbet benceG : Prenses + kurbağa + öpücük + büyü = aşkC : kızların hepsine katılıyorum bende.
En Çok gitmek istediğiniz ülke hangisi ?
E : İtalya, çünkü fotograflarından gördüğüm ve hakkında duyduğum herşeyi beni daha da meraklandırıyor. Ayrıca ailem dahil italya’ya her giden benim orayı çok beğeneceğimi söylüyor Y : Hawaii ah orası hep sıcak en kötü 25 derece oluyor hava , deniz , kum , güneş , oh mis gibi yaniC : Mısır’a gitmek istiyorum. tarihi beni çok etkiliyor.
Seyahat etmenin en sevdiğiniz ve en sevmediğiniz yanı?
E : yeni bir yer göreceğim için çok heyecanlanıyorum. çünkü her gittiğim her yeni ülkede yada şehirde çok fazla yeni bilgiyle ve yeni fikirlerle geri dönüyorum. sevmediğim tarafı ise dönüşlerY : Valla bir yerlere gitmeyi seviyorum ama dönüşünü hiç sevmiyorum. giderken midem kötü olsa bile katlanabiliyorum ama dönerken çok huysuz oluyorum.C : kendimi özgür hissediyorum, bu çok hoşuma gidiyor. sevmediğim yönü ise çanta toplamak zorunda kalmak.heps1.netG : Kara yolunu tercih ediyorum, uçak yolculuğunu pek sevmiyorum. farklı hayranlarla tanışmakda en güzel yönü
Parayla aranız nasıl? en çok neye para harcarsınız?
E : en çok dvd filmlere para harcıyorum. ikinci olarak giysilere. hep kendime " Yeter, eren artık bir şeyler alma , bu son" diyorum ama olmuyor. çocukluğumdan beri çok iyi para biriktiriyorum. çocukken bile hep paramla istediğimi alma özgürlüğü yaratmışım. hatta yaşım biraz büyüdükten sonra , kendi paramla bütün bir yaz ordan oraya gezerek bile tatil yapmıştım.Y : Para biriktiriyorum çünkü anneme ev alacağım. En çok çantaya, ayakkabıya ve sanırım benzine harcıyorum.C : elime ne kadar para geçerse hepsini harcıyorum. bilmiyorum kötü bir örnek ama ne yapalım öğreneceğim.G : Grupta en çok para biriktirenim, ama çok da harcıyorum. mesela küçük anahtarlık oyuncaklardan bende çok var. Dayanamıyorum her oyuncakçıdan 6-7 tane alıyorum ve onları çantama takıyorum. Birde son zamanlarda topuklu ayakkabı hastalığı başladı. Bu sene giymeye yeni başladım, çok güzelmiş.
Sizin için en çok özel olan bir şarkıdan bir kuple söylermisiniz?
E : I know the spades are the sword of a soldiers,I know that the clubs are weapons of awr,I know that diamonds mean money for this art,But that’s not the shape of my heart.Y : Söylemesem G : 1. ŞarkıBen bu yüzden hiç kimseden gidemem gitmemUnutamam acı tatlı ne varsa hazinemdirAcının insana kattığı değeri bilirim küsememAcıdan geçmeyen şarkılar biraz eksiktir2. ŞarkıBenim küçük sevgilimben sana neler yaptımkızdım sayfalarcaonlar bilmez onlar bilmezyakar canımısanki yoksun gibisanki yalanmışız gibiC : Aklıma birşey gelmedi şimdi.
En sevdiğiniz spor hangisi? Neden?
E : Aslında dalga sörfü ama türkiyede dalga sörfü olmadığı için rüzgar sörfü ve çocukluğumdan beri çok fazla istediğim ama dizimdeki sakatlık yüzünden ancak önümüzdeki yıl başlamayı ümit ettiğim snowboard. Öncelikle ikisinin de kolay olmaması beni cezbeden şey. Ayrıca sörf yaparken vücudun her noktasını inanılmaz bir uyum içinde hareket ettirmeye çalışmak gerekiyor ve denge çok önemli. deniz üzerinde olmaz , beni bu spora çeken en önemli şey. heps1.netY : Yüzme, çünkü özgürsünüzC : Hepsini seviyorum, seçmedim.G : Pek sporcu değilim. böyle bir soruda modern dans, yoga, pilates derim; hayatım bu.
Ergenlik döneminde yaşadığınız en büyük sıkıntı neydi?
E : Galiba ben ergenlik dönemini yaşamadım hatta sivilcelerim bile daha yeni çıkmaya başladı sıkıntı hiç çekmedim.Y : SivilcelerimC : Öyle bir sıkıntım olmaıG : Protein ağırlıklı sağlıklı sporcu rejimi yapmak böyle bir yaşam tarzını benimsemek bana biraz sıkıntı yaşatmıştı.
İçinizde en fotojenik olan kim ?
E : Bilmem siz söyleyinY : ErenC : YaseminG : Yasemin diyeceğim ama dilim varmıyor. Çok komik çıkan fotoları var, güncel hafızamda
HEPSİ'NİN TARZI BAMBAŞKA!dört tane sevimli ve bir o kadar da yetenekli genç kızlardan oluşan hepsi grubuişlerinin yoğunluğuna rağmen gençliklerini de doyasıya yaşıyor.modayı yakından takip eden grubu her üyesinin kendine özgü tarzı varİSTABUL'DA EN SEVDİĞİNİZ GÜNDÜZ MEKANI ?CEMRE:abbas waffle,t.g.ı fridays ,wagamama ve midpointGÜNDÜZ DIŞARI ÇIKARKEN NELER GİYERSİNİZ?YASEMİN:mutlaka spor ayakkabı , jean ve tişört giyerim.ilaki şık olmam gerekiyorsa topuklu ayakabı ile ortama ayak uydururum EN ÇOK GİTMEYİ TERCİH ETTİĞİNİZ GECE MEKANLARI???GÜLÇİN:en çok karaokeyi gitmeyi seviyorum.GECE MEKANLARINA GİDERKEN NELER GİYERSİNİZ??CEMRE:tamamen rahat giyinirim.süslüyüm ama renkli giyinmeyi pek sevmem.genellikle jean ve düz bir tişört giyer ve çıkarım.KIŞ AYLARINDA MUTLAKA KULLANDIĞINIZ AKSESUARLAR NELER???EREN:bere ve eldiven.EN BEĞENDİĞİNİZ MODACI YADA TASARIMCI KİM ?YASEMİN:hakan yıldırım ,ümit ünal,yasemin akat,yıldırım mayruk ve tuana büyük çınar.ALIŞKANLIK EDİNDİĞİNİZ YADA VAZ GEÇEMEDİĞİNİZ KIYAFETLERİNİZ HANGİLERİ??GÜLÇİN:şuanda çok sevdiğim tiril tiril bir gri tişörtüm var.neredeyse her gün onu giymek istiyorum.TEK KELİME İLE GİYİM TARZINIZI ÖZETLEYEBİLİRMİSİNİZ EREN:özgür.DOLABINIZDAKİ OLMASA OLMAZLARINIZ NELER ??YASEMİN:spor aykkabı,sweatshirt ve bol pantolon TATİLE ÇIKARKEN BAVULUNUZDAKİ OLMASA OLMAZLARINIZ ??GÜLÇİN:kremlerimi , saç ürünlerimi,kitaplarımı ve laptopumu alamadan hayatta bir yere gidemem.EN BEĞENDİĞİNİZ TÜRK MODACILAR HANGİLERİ??CEMRE:tuana büyük çınar ,ceyda balaban,ümit inal ve hakan yıldırım.KIYAFETLERİNİZİ NEYE GÖRE TERCİH EDERSİNİZ?EREN:tamamen rahat olması benim için önemli.
Hepsinin Güzellik Sırları;
Cemre: ben domates maskesi uyguluyorum
Gülçin: bende domates maskesi inanın çok işe yarıyor
Yoshy: ben arada uyguluyorum ama eren cemre Gülçin daha sık uyguluyorlar
Eren: bende domates maskesi vazgeçilmelimiz bizim o
Bu maskenin Hazırlanışı;
1)domatesi rendeleyin ve rendelikten sonra karıştırın ve ezin
2) sonrada bu karışımı yüzünüze sürün 15 dk bekletin ve yıkayın
Yararları;
sivilcelere iyi geliyor
Yorum (1)
Yorum yaz!
20/4/2008 ·
Röportaj: Gözde YILMAZ
Geçtiğimiz yıl "Olmaz Oğlan" ve "Yalan" şarkılarıyla adlarını duyuran Hepsi grubu, "Hepsi 2" adlı albümleriyle yeniden sevenlerinin karşısında... Türkiye’nin R&B tarzında müzik yapan ilk grubu unvanını da taşıyan Hepsi grubu üyeleri, gördükleri ilgiye rağmen hálá şöhrete alışamadıklarını söylüyorlar.

Hedef kitleniz çocuklar mı?Cemre: Daha 20 yaşındayız. Damardan sözlerin bulunduğu bir albüm isteniyorsa, onu İbrahim Tatlıses’ten dinlemek gerekiyor. Bu arada İbrahim Tatlıses’i de çok seviyoruz, sakın yanlış anlaşılmasın. Biz sadece yaşımıza uygun müzik yapıyoruz, daha esprili bir tarz kullanmaya çalışıyoruz. Bu tarzımızı çocuklar da seviyor olabilir. Ama sadece çocuklara yönelik bir şey yapmıyoruz.
İkinci albümünüzün promosyon çalışmalarına devam ediyorsunuz. Sık sık imza günlerine katılıyorsunuz. Tepkiler nasıl?
Gülçin: Çok iyi... Şimdiye kadar çok imza günü düzenledik ama geçtiğimiz günlerde D&R’da düzenlenen imza günü müthiş kalabalıktı. Orada çalışanlar bile ilk defa böyle bir ortamla karşılaştıklarını söylediler. İlk gittiğimizde masa giriş kapısına konulmuştu, daha sonra kuyruk dışarı taşmasın diye içeri alındı.
Yasemin: İlgi çok hoşumuza gidiyor ama bazen insan bu ilgiden utanabiliyor da... Geçen sene günlük kıyafetlerimizle dışarıya çıktığımızda bizi gerçekten tanımıyorlardı. Ama artık tanıyorlar.
Sokaktaki durum nedir? Rahatça yürüyebiliyor musunuz mesela?

Eren: Geçtiğimiz günlerde reklam çekiminden dönüyordum. Gece yarısı benim oturduğum bölgede kimlik kontrolü yapılıyor. Haftada birkaç kere geçiyorum o saatte. Ben çantamdan kimliğimi çıkartırken iki jandarma kendi arasında konuşmaya başladı. İşte bu kız Eren Bakıcı diye.
Yasemin: Takı bakıyordum, mağaza sahibi yanıma geldi. "Siz bir gruptasınız değil mi" dedi. Ben "Ne grubu" deyince de "Hepsi grubunda değil misin?" diye sordu. Şaşırdım.
Eren: Ben spor yapıyorum. Bir çocuk geldi, "Ben seni nereden tanıyorum" dedi. "Bilmem, herhalde buradan tanıyorsundur, sürekli geliyorum" dedim. "Yok" dedi. Lise, ortaokul olabilir mi diye düşünüyoruz ama hayır. En sonunda çocuk tam gidecekken bana "Hepsi grubuyla bir alakan var mı" diye sordu. Doğrusu benim hiç aklıma gelmemişti!
Gülçin: Trafik kazası geçirmiştim. Kimse beni tanımadı. Savaş Ay falan geldi, benimle konuşuyor ama kim olduğumu bilmeden. En sonunda montajda tanımışlar.
Okan Bayülgen’in programına da katıldınız. Keyifli bir program mıydı?
Cemre: Evet hem de nasıl... Çok eğlendik. Ama benim için ayrıca şöyle bir durum vardı. Programa çıkarken kostümüm, spor ayakkabılarım falan hepsi tamam ama ayakkabılarımın içine çorap getirmeyi unutmuşum. Ben çıplak ayaklarla hayatta ayakkabı giyemem. Ne yapacağımı düşünürken arkadaşımın aklına albümümüz geldi. Biliyorsunuz albüm ile birlikte Penti’nin "Hepsi" yazılı çoraplarını dağıttık. Albüm bulundu, içindeki çorabı aldım ve giydim. Zaten program sırasında da bu durumu oradakilerle paylaştım.
Herkes bir sponsor bulamazken siz iki önemli sponsorla birlikte çalışıyorsunuz. Nedir sizin farkınız?
Eren: Gurur duyuyoruz tabii. Pepsi şimdiye kadar çok iyi isimlerle çalıştı. Bu yıllar sonra da unutulmayacak bir reklam filmi. Pepsi ile işbirliği yapan isimler hiçbir zaman unutulmuyor, inşallah aynı durum bizim için de geçerli olur.
Herkesin sorduğu ve sizin ısrarla "Asla" dediğiniz bir soru var. Bunu bizimle paylaşır mısınız?
Gülçin: Evet! Her gören "Ayrılacak mısınız" diye soruyor. Başımıza bu kadar güzel şey gelirken neden ayrılmayı düşünelim? Hepsi grubu bir gün bitecek ama bu 4 kişi ayrılmayacak. Daha önce Hepsi grubu yoktu, biz yine böyleydik. O zaman yaşlanmış oluruz zaten.
Yasemin: Biz hiçbir zaman ayrılmayı düşünmedik. Biz bu dostluğa güveniyoruz.
Hepiniz balerinsiniz ve hepiniz için de vazgeçilmez tek şey dans olsa gerek, öyle değil mi?
Yasemin: Kesinlikle! Dans çalışmalarımızda Hamza Haimami ile çalışmaya devam ediyor olmamız gerekiyordu. Ama Justin Timberlake ile çok daha önce çalışmaya başlamışlar. Umuyoruz ki Justin’le işi bitince bizimle çalışmaya devam edecek.
Gülçin: Klibimizdeki dansçılar daha önce Mariah Carey ile çalışmışlar. Sözde kalınca insan inanmayabiliyor, ama fotoğraflarını görünce çok şaşırdık.
n İlk klibinizi çektiniz, şimdiki projeleriniz neler?
Eren: İkinci klipten önce başka projelerimiz var. Sponsorlarımız Penti ve Pepsi ile yaz boyunca çalışmalarımız devam edecek.
Klip çekimlerinde rol gereği sihir yapmışsınız. Gerçekte böyle bir yeteneğiniz olsa ne yapmak istersiniz peki?
Gülçin: Dünya çapında bir konser düzenlerdim.
Yasemin: Bütün kötülükleri kaldırıp, herkese sağlık verirdim.
Eren: Gerçekten karnı aç olan insanların önüne kocaman bir sofra düşsün isterdim. İkinci isteğim ise buradan Hamza Haimami ile Justin’in yanına gitmek olurdu.
Klip çekmek keyifli mi, yoksa...
Cemre: Dünyanın en zor işi... Artık gecenin bir vakti yorgunluktan durup dururken gülmeye başlamıştık. Ben yönetmene "28 saniyeyi 130 kere çekmemizin sebebini anlayamıyorum. Bir de uçaklar nasıl uçuyor hálá" dedim. O da bana "Güney yarımküredeki insanlar neden baş aşağı oldukları halde düşmüyor, ben de onu anlamıyorum" deyince, "Tamam" dedim "sen de yorulmuşsun!"
Yorum (yok)
Yorum yaz!